Ozan Güven'e kadınlardan tepki yağdı
Eski sevgilisi Deniz Bulutsuz’u darp ettiği suçlamasıyla yargılandığı davada hapis cezası alan Ozan Güven, Kadıköy’de gittiği mekânda kadınların tepkisiyle karşılaştı. Oyuncu, “Failler dışarı” sloganları eşliğinde mekândan çıkarıldı.
Oyuncu Ozan Güven önceki akşam meslektaşı ve yakın arkadaşı Mehmet Aslantuğ’la birlikte Kadıköy’deki bir mekâna gitti. Eski sevgilisi Deniz Bulutsuz’u darp ettiği iddiasıyla yargılandığı davada hapis cezasına çarptırılan Güven, mekândaki kadınların tepkisiyle karşılaştı. Kadınlar hep bir ağızdan “Failler dışarı” sloganları atmaya başladı. Gerilim tırmanınca Ozan Güven mekândan ayrılmak zorunda kaldı. O anlara ait görüntüler, sosyal medyada paylaşılmasının ardından kısa sürede viral oldu.
ASLANTUĞ: TADIMIZI KAÇIRMAYIN
Protestoyu başlatan ve avukat olduğunu söyleyen kadın, X platformu üzerinden şu açıklamayı yaptı: “Dün gece gittiğim mekânda bir kadın arkadaşım bana gelip ‘Ozan Güven burada, n’apalım?’ diye sordu. Ben önce Mehmet Aslantuğ ve bir kadın arkadaşıyla oturduğu masasına yeltendim ama tuvalete gitti. Aslantuğ’a fail Ozan Güven’i ve hatta onun arkadaşı olan kendisini de güvenli alanlarımızda istemediğimizi, oradaki şiddet mağduru kadınları varlığının tetiklediğini ve toplumsal olarak cezalandırmak istediğimizi söyledim. Aslantuğ ‘Abartmayın çocuklar, tadımızı kaçırmayın’ gibi geçiştirmeye yönelik sözler sarf etti. Eğer arkadaşını alıp gitmezse mekândan kovulacaklarını söyledim. Bunun üzerine ‘Siz burada yetkili birisi misiniz?’ dedi. Dedim ki sokaklarda gayet yetkiliyiz kadınlar olarak, mekânın da sahibiyiz. Yanlarından ayrıldım. Fail Güven geldi ve onunla konuşmaya başladı. Fakat yerinden hareket etmedi.”

İŞLETME ‘ONA SERVİS YAPMAYACAĞIZ’ DEDİ
Protestocu kadın, olayın devamını şöyle anlattı: “Yeniden gidip bu kez Ozan Güven ve yanındaki kadına mekânı terk etmemeleri halinde protesto edileceklerini söyledim. Kendisi son derece özgüvenli bir halde önce rest çekti, sonra da ‘Photoshop hepsi’ falan diye tuhaf şeyler geveledi. Kendisine avukat olduğumu, dosyaya da gayet hâkim olduğumu ve bir yargı dosyası olmasa dahi inandığımız/gördüğümüz şeyin Deniz Bulutsuz’un hali ve beyanı olduğunu belirttim. Çıkmaları için son kez uyardım. En ufak bir hareketlilik olmayınca da mekândakilere seslenerek aramızda bir şiddet faili olduğunu ve onu burada barındıramayacağımızı söyledim. Protesto alkışları ve sloganları yükselmeye başladı. Bu sırada mekân işletmesiyle de dışarı çıkarmaları yönünde konuştuk. Çıkmayı reddettiğini, kapı kontrolünde bir şekilde gözden kaçtığını ve ona servis yapmayacaklarını ilettiler. Yaklaşık 1 saatin sonunda kendileri sloganlarla dışarı çıkmak zorunda kaldı.”
SOSYAL MEDYA İKİYE BÖLÜNDÜ
Mekânda yaşananlar sosyal medyayı ikiye böldü. Bazı kullanıcılar Ozan Güven’i protesto eden kadınlara destek verirken, bazıları oyuncuya yapılanın da “şiddet” olduğu görüşünü savundu.
Ozan Güven’in eski sevgilisi sosyal medya uzmanı Deniz Bulutsuz’u 13 Haziran 2020’de darp ettiği iddia edilmiş, açılan davada 5 yıl sonra karar açıklanmış ve ünlü oyuncu ‘kasten yaralama’ suçundan 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Tarafların karara itiraz etmesi üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20’nci Ceza Dairesi’ne gönderildi. Geçtiğimiz ekim ayında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin itirazları reddetmesiyle 2 yıl 3 aylık hapis cezası onanmış oldu. Ozan Güven, cezasının denetimli serbestlik süresinin dışında kalan 45 günlük kısmını açık cezaevinde geçirecek.

TEK TEK KONUŞUP GEREKENİ YAPTIM
Mehmet Aslantuğ’dan da yaşanan olaylara ilişkin açıklama geldi:
Biraz uzun gibi; ama benim için çok önemli. Sabrınıza sığınarak açıklayacağım.
Şiddeti reddetmek, adaleti savunmak ve hak arama mücadelesine saygı göstermek ne kadar önemliyse; hukukun yerine toplumsal infazın geçirilmesine itiraz etmek de o kadar önemlidir.
Dün gece yaşanan gerilim sırasında yaptığım şey, giderek sertleşebilecek bir ortamın daha fazla büyümesine engel olmaya çalışmaktan ibarettir. Oraya davet edildim. İlk kez gittim. Herkesin az çok yaşça büyüğü olarak tek tek konuşup asgariden gerekeni yapmaya çalıştım.
Farklı başlıklarla da olsa, linç kültürünün kimseye bir anlam katmadığına, derin yaralar, pişmanlıklar yaşattığına tanıklık eden biriyim. 30 yıl süren bir evliliği hüzünle uğurlarken bile, mahkeme yolunda “Elimden tutar mısın” diyen bir ayrılığa mesafeli durmadım, duramazdım.
Bazı arkadaşlıklarda; hangi boşluğu / travmayı yalnız bırakmamam gerektiğini; payımıza düşen sorgulamayı / iyileştirmeyi başkalarının öfkesinden öğrenerek esirgeyecek de değilim.
Temsil etmeye çalıştığım sorumluluğu / nezaketi, haddini aşan söylem ve tavırla yayarak kişilik hakkına saldırganlığa dönüştüren muhataplar için, tüm bu ifşa ve kayıtların tamamı hukuki bir soruşturmanın da konusudur artık.